IV. AVLU / SOFA-İ HÜMÂYUN
IV. COURTYARD / IMPERIAL SOFA (SOFA-İ HÜMAYUN)Has Oda’nın Divanyeri denilen çift sıra sütunlu geniş revağı, “Sofa-i Hümâyûn” veya “Mermer Sofa” olarak adlandırılan terasa açılır. Teras 17. yy. ilk yarısında Sultan IV. Murad ve Sultan İbrahim döneminde (1623-40;1640-48) Haliç tarafına doğru genişletilerek ve yeni köşkler yapılarak günümüzdeki görünümünü kazanmıştır. Mermer terasta revakların önünde fiskiyeli büyük bir havuz yer alır. Terasta, Revan köşkünden başka, Haliç tarafındaki manzaraya bakan Sünnet Odası adı verilen bir köşk ile IV. Murad’ın yaptırdığı Bağdat Köşkü ve Sultan İbrahim döneminde yapılan İftariye Köşkü veya “Mehtaplık” denilen kameriye bulunur. L şeklindeki geniş revağın bir ucu padişahın haremdeki Has Oda ve köşklerin bulunduğu Mabeyn taşlığına geçit verir. Revan köşkünün bulunduğu diğer tarafında ise Sofa-i Hümâyûn çiçek bahçesine merdivenlerle inilir.
Private Room’s (Has Oda) villa with two rows of columns called as Imperial Council Hall (Divanyeri) links to the terrace called as “Imperial Sofa” or “Marble Sofa”. Terrace had been widened towards Haliç in the first half of the 17th Century during Sultan Murad IV. and Sultan İbrahim era (1623-40;1640-48) and obtained its contemporary look today. There is a large pool with water ejector before the marble pavilion. On the terrace, in addition to Revan (A Place) Pavilion, there is a pavilion facing the view on Haliç side called as Circumcision Room (Sünnet Odası) as well as Baghdad Pavilion that Murad IV. made built and an arbor called as Evening Meal of Ramadan (İftariye) Pavilion or “Moonplace (Mehtaplık)” that was built during Sultan İbrahim era. One end of the L-shaped wide pavilion leads to Sultan’s Private Room (Has Oda) and Middle Stone Courtyard (Mabeyn Taşlığı) where pavilions are located. Imperial Sofa flower garden that is located on the other side where Revan Pavilion is can be visited through stairs
Sünnet Odası / Circumcision RoomSofa-i Humayun’un Haliç’e bakan kısmında yer alır. Köşkün yapılış tarihi kesin olarak bilinmese de büyük bir olasılıkla 16.yy’ın ilk yarısında Kanuni Sultan Süleyman devrinde yapıldığı düşünülmektedir. Daha sonra çeşitli değişiklikler geçirmiş ve günümüzdeki biçimini Sultan I. İbrahim döneminde almıştır. Köşke, Sünnet Odası adı daha sonra verilmiştir. III. Ahmed’in(1703-1730) şehzadelerinin sünneti sırasında bu oda kullanılmış ve bu nedenle de köşkün adı Sünnet Odası olarak kalmıştır. Ziyarete açıktır.
It is located in the part of Imperial Sofa that faces Haliç. Even thought the exact date of construction of the pavilion, it has been considered built most probably during the first half of 16th century in Sultan Süleyman era. Later on, it went through some modifications and took its contemporary shape during Sultan İbrahim I era. The pavilion was called later as Circumcision Room. This room was used during the circumcision of the princes of Ahmed III. and therefore the pavilion was called as Circumcision Room. It is open to visits.
Revan Köşkü / Revan PavilionIV. Murad’ın Revan’ı fethetmesinin anısı için 1636 da yapılan köşk, Sofa-i Hümâyûn’da II. Mehmed döneminden beri var olan havuzun küçültülmesi, biçim değiştirmesi ile kazanılan alanda, teras üstüne yapılmıştır. Köşk, sekizgen bir plan şemasına sahiptir ve üç eyvanlıdır. Revan Köşkü’nün bazı Osmanlı kaynaklarında “Sarık Odası” diye geçmesi, padişahı törenlerde simgeleyen sarıkların Tülbent Gulamı tarafından burada korunmasıyla ilgilidir. Ayrıca, Has Odanın her yıl Ramazan ayında yapılan temizliği sırasında Hırka-i Saadet ve diğer kutsal eşyalar Revan Köşkü’ne taşınırdı.
Sultan I. Mahmud bu köşkte, 1733 yılında Has Odalılar için son derece değerli ve tarih kitapları ağırlıklı bir vakıf kitaplık oluşturmuştur. III. Osman ve III. Mustafa tarafından geliştirilen bu vakıf kitaplık, Saray, Müzeye dönüştürüldüğünde Saray Kütüphanesi koleksiyonuna dahil olmuştur. Köşk ziyarete açıktır. The köşk that was built for commemoration of conquest of Revan by Murad IV. was constructed on the terrace in an area that was obtained upon shrinking and reshaping of the pool that existed in Imperial Sofa since Mehmed II. Köşk has a octagonal shape and has three balconies. The fact that Revan Pavilion is mentioned as “Turban Room (Sarık Odası)” in some of the Ottoman sources is related to the fact that the turbans that represented the Ottoman Sultan were safeguarded here by Cheesecloth Servant (Tülbent Gulamı). Also, Holy Relic Section (Hırka-i Saadet) and other sacred articles used to be transferred to Revan Pavilion during the cleaning of Private Room every year in Ramadan month. Sultan Mahmud I. created an utmost valuable -predominantly history books- library in this köşk for those in Private Room. The library that was further enlarged by Osman III and Mustafa III had been returned to Palace Library Collection when the palace was transformed into museum. Köşk is open to visits.
Bağdad Köşkü / Baghdad PavilionYalnızca Sofa-i Hümâyûn’daki değil, sarayın günümüze ulaşan en güzel köşklerinden birisi olan yapı IV. Murad’ın Bağdad fethini anıtsallaştırmak için 1639 yılında yaptırılmıştır. Bağdad zaferinin anısına yaptırılan köşk, terasın ucunda, daha önce burada var olan bir kule köşkün yerine yapılmıştır. Köşkün yapımı için terası Haliç yönüne genişletmek gerekmiştir. Türk mimarisinin en başarılı, en iyi korunmuş örneklerinden olan köşk, Revan Köşkü ile birlikte 18. yy ortalarından itibaren Has Oda’nın kitaplıkları olarak kullanılmıştır. Bağdad Köşkü’ndeki kitaplarda Saray, Müze haline getirildiğinde Saray Kütüphanesi koleksiyonuna dahil olmuştur. Köşk ziyarete açıktır.
This construction which is one of the most beautiful köşks, not only among those in Imperial Sofa, but also among those of palace that survived today was built in 1693 to commemorate the conquest of Baghdad by Murad IV. The köşk that was built for the memory of Baghdad victory was built on that place where a tower existed before at the end of terrace. In order to build the köşk, terrace required to be widened further towards Haliç direction. This köşk that has been one of the most successful, best protected examples was used as the library of Private Room along with Revan Pavilion starting from the mid- 18th century. The palace in the books in Baghdad Pavilion was turned over to Palace Library Collection. Pavilion is open to visits.
İftariye Köşkü / İftariye Kameriyesi
Evening Meal of Ramadan Pavilion / Evening Meal of Ramadan PergolaIV. Murad döneminde Haliç yönüne genişletilen Sofa-i Hümâyûn mermer terasının Sünnet Odası ile Bağdad Köşkü arasında kalan kısmına, 1640’da Sultan I. İbrahim tarafından yaptırılmıştır. Kameriye şeklinde olan bu köşkün özelliği tombaktan oluşudur. Dört sütunun taşıdığı bir tekne kubbe ile örtülüdür. Kameriye, çıkıntı yapan konumuyla mermerlikten ayrılmış, alttaki bahçelere ve kente, Haliç ve Galata’ya yönelik bir konuma getirilmiştir. Bu kameriyede Ramazan aylarında sultanın iftarı beklediği, orucu burada açtığı sanılır. Bu nedenle İftariye adını almış olmalıdır. Yaz aylarına rastlayan bayram törenlerinde sultanın Enderûnluların bayram tebriklerini burada kabul ettiği ve aşağı bahçede yapılan spor gösterilerini seyrettiği kaynaklardan anlaşılır.
It was built by Sultan İbrahim I in 1640 on the part of marble terrace between Circumcision Room and Baghdad Pavilion that was enlarged towards Haliç direction during Murad IV era. The special feature of this kameriye- shaped köşk is that it is made of copper and zinc alloy. It is covered by a dome that is carried by four columns. Kameriye is seperated from the marble with its projecting part, and is made facing the gardens below, the city, Haliç and Galata. This kameriye is thought that the Sultan waited for the breaking of the Ramadan fast here during Ramadan Months. Therefore, it is supposed to be called as İftariye (the place where one breaks the Ramadan fast). Is is understood from the sources that the Sultan had been accepting the holiday congratulations of those from Enderun and watching the sport shows down in the festival ceremonies during the periods that overlapped with summer months.
Sofa Köşkü / Sofa PavilionSofa Köşkü, Merdivenbaşı Kasrı, Mustafa Paşa Köşkü gibi isimleri olan köşkü, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa 166-1683 yılları arasında Sadrazamlığı sırasında yaptırmıştır. Bu da köşkün Mustafa Paşa Köşkü adını da almasına yol açmıştır. III. Ahmed döneminde onarılan köşkün 1704 tarihli kitabesinde “Sofa Köşkü” olarak anılmaktadır. Köşk, üçlü bir plan kurgusu göstermektedir. I. Mahmud döneminde (1752) yapılan büyük bir onarımla cephe düzeni değiştirilmiştir. Köşk, Sultan Has Odası, özel dairesi olarak kullanılmıştır. Örneğin, I. Mahmud 1730 yılında tahta çıkış töreninden sonra bu köşke gelerek Has Odalılara ihsanlarda bulunmuş; III. Osman burada musiki dinleyip, tomak oyunu seyretmiştir. III. Selim’in 1795 ve 1798 yılları baharında bu köşk ve önündeki bahçelerde III. Ahmed döneminin simgesi olan Lale/Çırağan eğlenceleri yaptırdığı kaynaklardan anlaşılır.
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa built the pavilion, which also has names such as Sofa Pavilion, Stairhead Pavilion, Mustafa Paşa Pavilion, built between 166-1683 during his viziership. This fact led the pavilion be called as Mustafa Paşa Pavilion. The pavilion that was restored during Ahmed III era was mentioned as “Sofa Pavilion” in pavilion’s inscription that dates to 1704. Pavilion has a trio plan design. The front design was changed after a large scale repair that was conducted in 1752 in Mahmud I era. Pavilion, Sultan’s Private Room, had been used as private flat. For example, Mahmud I bestowed to those in Private Room coming to pavilion upon his ascendance ceremony to throne in 1730, Osman III listened music and watched teams competing with a ball on a rope. It is understood from the sources that Selim III had Lale/Çırağan entertainments that once were the symbol of Ahmed III era in this pavilion and its front gardens in 1795 and 1798 spring periods.
Hekimbaşı Kulesi/ Baş Lala Kulesi
Hekimbaşı Kulesi (Tower of Chief Doctor) / Baş Lala Kulesi (Chief Servant Tower)Fatih Sultan Mehmed döneminde sarayı bu yönde sınırlayan sur duvarı üzerinde bir burç halinde yapıldığı anlaşılan bu köşe kulesinin alt yapısı Bizans’a aittir. Hekimbaşıların padişahlar için ilaç, macun hazırladıkları yer olarak kullanılmıştır. Sarayın Birun teşkilatında yer alan Hekimbaşılar, Hasodalılardan Baş Lala’ya bağlı oldukları için kuleye Baş Lala Kulesi de denmiş olmalıdır. Yüzyıllar boyunca çeşitli amaçlarla kullanılan bina, ziyarete kapalıdır.
The infrastructure of this corner tower which is considered to be built during Fatih Sultan Mehmed era on the city walls that border the palace in this direction belongs to Byzantine. It was used as a place where the hekimbaşı (chief doctors) prepared medicine and strength material for Sultan. Because hekimbaşı, who are outlined in Palace’s public sector organization, reported to Chief Servant from Private Room, it is also possible that the tower must have been called as Chief Servant Tower. The building that had been used for various purposes is closed to visits now.
Sofa-i Hümâyun Alt Bahçeleri / Imperial Sofa Lower GardensPadişah Dairesi’nin önündeki Hisarpeçe denilen duvarla çevrili mermer teras ve çiçek bahçesinin üç taraftan daha aşağı kademe bir bahçe çevirir. Bu bahçenin Sofa Köşkü ve mermer teras altında kalan kısmı bazı padişahların yada içoğlanlarının cirit, ok atma, güreş gibi sporların yapıldığı bu alanda, Hekimbaşı kulesinin önünde yer alan IV. Murad dönemine ait taş taht padişahların burada oturarak bu etkinlikleri seyrettikleri yerdir. Bu bahçenin Marmara denizine, manzaraya açık bölümünde ise 15.yy.dan itibaren çeşitli köşk ve yapılar yer almıştır. Bahçenin bu kısmında, içoğlanlarının koğuşlarının bulunduğu III. Avluya ve sarayın büyük bahçelerine geçişi sağlayan kapıları vardı. Günümüzde burada 19. yy. da yapılmış olan Sofa Camii ile Sultan Abdülmecid tarafından yaklaşık 1859 yılında yaptırılan Mecidiye Köşkü ve ona bağlı küçük bir yapı olan Esvap Odası bulunur. Eskiden burada Fatih Sultan Mehmed’in yaptırdığı bir köşk, alt bahçelere geçişi sağlayan kapı üzerinde de Çadır Köşkü denilen bir yapının olduğu bilinir. 18. yy.da yapılmış olduğu sanılan Silahtarağa Köşkü ile Enderûn bölümünün üçüncü avlusu ve Sofa-i Hümâyûn’un temizliğinden sorumlu görevlilere ait Sofa koğuşu bulunuyordu. 19 yy.da harap olan bu yapılar kaldırıldığı için günümüze ulaşamamıştır.
It is surrounded by a marbe terrace that is also surrounded by a wall in front of Sultan’s flat called as Castlecover (Hisarpeçe) and a lower level garden of flowers on three other sides. The stone throne in the part of this garden that is below the Sofa Pavilion and marble terrace in which some sultans or converts played games such as cirit (javelin), shooting arrow and wrestling in front of Head of Doctors Tower is the place where the Sultans sat and watched these activities. Various pavilions and buildings are located in this garden starting from the 15th century in the part that faces Marmara Sea and the scenery. In this part of garden, there used to be gates that provided passage to III. courtyard and big gardens of palace where the dormitories of convert existed. Today, Sofa Mosque that was built in 19th century and Grand (Mecidiye) Pavilion being built in 1859 by Sultan Abdülmecid and a connected small construction called as Dressing Room exist there. Before that, it is known that there used to be a pavilion which Fatih Sultan Mehmed made built and a construction called as Tent Pavilion (Çadır Köşk) over the gate that provided passage to lower gardens there. Sofa dormitory that is considered to be constructed in 18th century and belonged to employees who were in charge of cleaning Silahtarağa Pavilion, the third courtyard of Enderûn, and Imperial Sofa used to exist there. These structures could not survive until today, because they were destroyed since they were ruined during 19th century.
Sofa Camii / Sofa MosqueSofa Camii’nin Sofa Ocağı denilen koğuş halkının kullanımı için II. Mahmud tarafından yaptırıldığı ve daha öncede burada 16. yy. da aynı amaçla yapılmış bir mescidin varlığı bilinir.
The presence of Sofa Mosque that was built by Mahmud II for use of dormitory people called as Sofa Dormitory, and before that, a small mosque that was built in 16th century for the same purpose is also known.
Mecidiye Köşkü / Grand (Mecidiye) PavilionTopkapı Sarayında yapılan en son padişah köşküdür. Sultan Abdülmecid döneminde Osmanlı hanedanının ikamet yeri, yeni yapılan Dolmabahçe Sarayı’dır. Hala eski geleneklere uyularak tahta çıkış törenlerinin yapıldığı Topkapı Sarayı’nda ataları gibi kendi adını taşıyan bir köşkün bulunmasını istemesi dolayısı ile yapılmış olmalıdır. Dönemin Batı mimarisi üslubuna uygun olarak kargir yapılan köşk ve oda. Osmanlıların ve sarayın geleneksel mimarlık anlayışı ve tekstürüne yabancı karma bir eklektizm sergilemektedir ve oldukça büyük ölçüdedir. Ziyarete kapalı olan köşkün bodrum katında Konyalı Restorant sarayı gezen ziyaretçilere Türk mutfağına ait çeşitli yemek, tatlı ve şerbetlerle hizmet vermektedir.
It is the last sultan pavilion that was built in Topkapı Palace. The residence location of the Ottoman Dynasty during Sultan Adbülmecid was newly built Dolmabahçe Palace. It must have been built because he wanted to have a pavilion that was named after himself and where ascending-to-throne ceremonies would be held as it was being held similarly in Topkapı Palace during his ancestor’s times. The pavilion and the room that was designed fitting to contemporary western architecture style added a mixed foreign eclecticism to traditional architecture understanding and texture of the Ottoman and palace and is in a great scale. Konyalı Restaurant in basement of pavilion that cannot be visited serves visitors in palace offering various food, sweets and sweetened fruit juice from Turkish cuisine.
Esvab Odası / Dressing (Esvab) Room1859’da yapılan odanın; ismi nedeni ile, sultanın huzuruna çıkmak için gelenlerin kıyafet değiştirdikleri; belki de bizzat sultanın Hırka-ı Saadet ziyareti için elbise değiştirdiği bir yer olduğu ileri sürülür. Padişaha ait yapılar ve içoğlanlarına ait koğuş ve okulun bulunduğu avlu, padişah dairesi, Sofa-i Hümâyûn’da yer alan köşkler ve buna bağlı alt bahçeler Enderûn’un bir bölümünü oluşturur. Diğer bölümü ise Padişah ailesine mensup kadınların ve şehzadelerin yaşadığı büyük bir kompleks oluşturan Harem’dir.
The idea that it was the room that was built in 1859, where Sultan’s visitors changed their clothes before being accepted by Sultan himself, or even Sultan changed his clothes for his Holy Relic Section visit is being put forward, because of the room’s name. The buildings belonged to Sultan, the courtyard with the dormitory and school that belonged to convert, Sultan’s apartment, pavilions that are in Imperial Sofa and related lower gardens constitutes a part of Enderûn. The other part is Harem that constitutes a large complex in which the women and princes belonged to Sultan’s family lived.
seckin@production
1 Aralık 2009 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Gardaş;
YanıtlaSiluzun zamandır sesin soluğun çıkmıyordu. İstanbul dönüşü blog aklına mı geldi???
Ahhh!!! istanbul.
YanıtlaSilSeni tam anlamıyla keşfetmek ne zor!!!