1 Aralık 2009 Salı

diary of a guide (Istanbul)





I. AVLU / ALAY MEYDANII. COURTYARD (ALAY MEYDANI)






Bâb-ı Hümâyûn ile girilen, asimetrik planlı bu avluya saray-kent-devlet üçlü yönetim sisteminin ikinci derece de önemi olan yapıları yerleştirilmiştir. Burası halkın belirli günlerde girebildiği ve devletle olan ilişkilerini yürüttüğü bir merkez niteliğindedir. Devlet erkanının atla girebildiği tek alandır. Bâb-ı Hümâyûn’u Bâb-üs Selâm’a bağlayan 300 metre uzunluğundaki ağaçlı yol sultanların Cülus, Sefer, Cuma Selamlıklarına ihtişamla geçtiklerine şahit olan bu avlu Elçi alayları, Beşik alayları ile Valide Sultanların saraya taşınmasındaki Valide alaylarına da sahne olmuştur.
This asymmetrical yard which can be entered through Bâb-ı Hümâyûn, comprises the secondarily important structures. This place features as a center where the civils can enter on stated days and lead their relations with the state. It is the only place where the high officials of the state can enter on their horses.The 300 meters long avenue between Bâb-ı Hümâyûn and Bâb-üs Selâm, used to witness the glory of the sultans’ passage to Cülus, Sefer, Cuma Selamlıkları and forms the scene for Valide Regiments also.


Alay Meydanı’nın sahip olduğu hizmet yapıları



Service structures comprised by I. Courtyard




Solda sarayın ihtiyacını karşılayan odun ambarı ve hasırcılar ocakları bulunmaktaydı. Hamamları, koğuşları, işlikleri, ahırları ile bir bütün teşkil eden bu kısımlar günümüze ulaşamamıştır. Bugün bu yapıların yerinde Kültür Bakanlığı elemanlarının Lojman olarak kullandığı Eczane binası bulunmaktadır. Bu yapılardan sonra gelen Fatih döneminden itibaren Cebehane olarak kullanılan Aya İrini Kilisesi günümüze ulaşmış nadir yapılardandır. Cebehane’nin yanından başlayarak sarayın bahçelerine ve Çinili Köşk’e geçit veren yol boyunca uzanan bu yapılar günümüze tamamıyla değişmiş olarak gelmiştir. Darphanenin 17 786 metrekarelik kısmı günümüze ulaşmıştır, Darphane Genel Müdürlüğü Damga Matbaası Daire Başkanlığı, Röleve ve Anıtlar Müdürlüğü ile Restorasyon ve Konservasyon Merkez Laboratuarı Müdürlüğü bu yapıların bir kısmını kullanmaktadır. Koz bekçileri kapısından sonra gelerek Arkeoloji Müzesi’nin karşısında kalan yapıları Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan kiralayan Tarih Vakfı kullanmaktadır.

On the left hand side, there was wood-warehouse which supplies for palace and association of wickerwork seller and buyers. The parts consist of Turkish baths, wards, workshops and stables; have not been able to survive to our day. Presently, on the place of all these structures, Drugstore Building (Eczane Binası) is being used as housing for The Ministry Of Culture employees. Hagia Eirene Churc which is used as Cebehane after the Fatih era, later period of these above-mentioned buildings; is one of the rare buildings to survive. All these survived structures leaning towards Tiled Pavilion, beginning from the edge of Cebehane have reached our day through complete alterations. 17 786 square meters range of the royal mint survived to our day, chief management of mint, stamp press house head office, building survey and monuments head office with conservation and restoration head laboratories management office are partly using these structures. The structures coming after Koz Bekçileri door and situated opposite the Archeology Museum, is rent from Ministry of Tourism by History Foundation and being used by the foundation.




I. Avluda Bugün Bulunmayan Yapılar



The Structures no longer existing on the courtyard




Darphane binalarının sonunda Kız bekçileri veya Koz bekçileri adı verilen bir kuruluşun yerinin bulunduğu bilinir. Görevleri depoların ve haremin dıştan korunması olan Koz bekçiler Ocağı’nın bulunduğu kısımdaki yolun üzerinde yer alan kapı da Koz Bekçiler Kapısı adıyla anılmaktadır. Bâb-ı Hümâyûn’dan girişinden itibaren sağ tarafta ise sırasıyla Enderûn Hastahanesi, Sarayın Marmara tarafındaki yapılarına ve bahçelerine inen yol ile Dizme yada Dizme Kapısı denilen kapı, Hasfırın, Dolap Ocağı bulunmaktaydı. Kapı girişine yaklaştıkça Sultan II. Abdülhamid (1876-1909) tarafından meydanın bu kenarındaki duvara taşınan 16. yüzyıla ait Cellat Çeşmesi görülür. Yolun sol tarafında, avlunun Bâb-üs Selâm’a yakın kısmında küçük sekizgen köşk biçiminde bir yapı bulunuyordu. Külah biçiminde sivri çatısı olan yapı Kağıt Emini Kulesi veya Deâvi Kasrı olarak tanınır. Buraya her gün Kubbealtı vezirlerinden biri gelerek halkın verdiği dilekçeleri toplar, dava sahiplerini dinler ve konuyu Divan’a sunardı. Bugün aşağı yukarı bu mekanın bulunduğu yerde Saraya giren-çıkan ziyaretçilere yiyecek-içecek servisi yapılan DÖSİM’e ait çay bahçesi bulunmaktadır.

At the end of the mint buildings’ row, it is known that there used to be a building belonging to a constttution called Kız bekçileri (Guards) or Koz bekçileri. And the door on the avenue where the Bekçiler Ocağı is situated is known as Gate of Koz Bekçileri . After its entrance through Bâb-ı Hümâyûn, at right hand side; Enderûn Hastahanesi , then through the way to Marmara side structures of the palace and gardens; Dizme or Dizme Kapısı, Hasfırın, Dolap Ocağı were situated in turn. As you get closer to the entrance of the door, one can see the Cellat Çeşmesi(Fountain of The Executioner) which dates back to 16th century, was moved to this side wall of the square by the Abdülhamit II(1876-1909). At the left hand side of the avenue, at the part of the yard near to the Bâb-üs Selâm (Gate of Salutation); there used to be a octagon manor-house shaped structure. The building which has a conical roof is known as Tower of Kağıt Emini Kulesi or Deâvi Kasrı. One of the Kubbealtı viziers, coming there everyday, was collecting the applications of the civils, listens to the suitors and announce the subject to the council of the state. Presently, almost at the same place on which this structure used to be situated, the tea garden belonging to DÖSİM.


Alay Köşkü Ceremominial Pavilion




1820 yılında Sultan II. Mahmud (1808-1839) tarafından yaptırılmıştır. Alay Köşkü, Padişah ve erkanının resmi geçitleri izleyebilmesi için yaptırılmıştır. Cadde üzerinde yer alan pencere kemerlerinde Hattat Mustafa İzzet Efendi’nin siyah taş üzerinde altın yaldızlı madeni harflerle yazılmış manzum bir eseri de bulunmaktadır. Karşısında Sadrazam’ın devlet işlerini yürüttüğü Bâb-ı Âli Kapısı bulunmaktadır. Ancak tek katlı Bâb-ı Âli Kapısı’nın karşısında iki katlı Alay Köşkü hiyerarşiyi mimaride de yaşatmaktadır.
In the year 1820; was built by Sultan Mahmud II. (1808-1839). Alay Köşkü, is made built for the Sultan and high officers of the state to be able to watch the parades. On the window girdles by the main road, Hattat Mustafa İzzet Efendi’s verse inscription applied on black stone with gold-printed metalic letters can be observed. And at the opposite, there is Bâb-ı Âli Gate (Gate of State) where the grand vizier executes government works. But at the opposite to the Bâb-ı Âli Kapısı; Alay Köşkü, reflects the hierarchy in architecture also with its two floors against one floor of the Bâb-ı Âli Gate.






I- Bâb-üs Selâm/ Orta Kapı
I- Bâb-üs Selâm/ Gate of SalutationI.Avluyu II.Avluya bağlayan ve en yaygın ismi Orta Kapı olan yapıya, 18. yy’da Bâb-üs Selâm denmiştir. I. Avluya bakan cephedeki taç kapısının üstünde celi hatla “Kelime-i Tevhid”, altında II. Mahmud’un tuğrası, iki yanında da III. Mustafa’nın tuğraları vardır. Bu tuğraların altında 1758 tarihli tamir kitabeleri yer almaktadır. Kapının iki yanında sekizgen, konik çatılı birer kule yer almaktadır. Kapı açıklığını örten iki kanatlı büyük dövme kapının üzerinde 1524 tarihi ve muhtemelen kapıyı yapan usta olan “İsa b.Mehmed”in imzası vardır. Bu geçit yerinden yine bir demir kapı ile II. Avluya girilir. Kapı binasının içinin solunda bir, sağında ise iki oda bulunmaktadır ve bu kısım iki katlıdır. Burada kapı görevlilerinin yatakhanesi ve diğer birimlerinin olduğu bilinir. Yüksek rütbeli devlet adamlarının tutuklandıkları ve boğdurularak idam edildikleri “kapı aralığı” denilen yer de buradadır. Genelde Bevvâbân-ı Dergâh-ı Âli, Baş Kapıcıbaşı, Kapıcılar Kethüdası ve onlara bağlı kapıcılardan oluşan çalışanlarının sayısı her dönemde değişikliğe uğramıştır. Kapının II. Avluya bakan kısmında bulunan revağın sağ ve sol yanları birer seki ile yükseltilmiştir. Divan toplantıları sırasında Osmanlı ordusunun iki güçlü sınıfının üst düzey temsilcileri kendi divanlarını burada kurardı. Girişe göre sağ tarafta, yüksek rütbeli yeniçerilerle, Yeniçeriağası; sol tarafta ise Sipahi ağaları otururdu. Bu revaklar ayrıca, Divan toplantısından erken çıkan Anadolu ve Rumeli Kazaskerlerinin bazı davaları hallettikleri açık mekanlar olarak da kullanılmıştır. Bu gün, kapı aralığının solunda Müzenin Danışma ve Kapı Amirliği görevi yürütülürken sağ tarafta Turizm Polis Karakolu bulunmaktadır. Kapının II. Avluya bakan kısımlarında ise bilet kontrol turnikeleri ve X-Ray cihazları bulunmaktadır.

This door whose name is pronounced as Orta Kapı in common, has been called as Bâb-üs Selâm in 18th century. Above its crest-style door facing first yard, under “celi” style calligraphic “Kelime-I Tevhid”, there is sultans’ signature of the Mahmut II, and on the both sides signatures of the Mustafa III. Below these signatures, there is inscriptions of repairment with a date of 1758. at the both sides of the door, there is octagonal roofed towers. On the two winged big wrought door, there is a date of 1524 and the signature of “İsa b.Mehmed”; probably the builder craftman of the door. Again with an iron door, you can enter second yard. This part being consisted of two floors, inside the door building; there is two rooms on right hand side, one on left hand side. It is known that there used to be dormitory and other units of the gatekeepers. The place called “kapı aralığı” where the high offiicials were arrested and choked to death is also situated therein. Generally, the number of the Bevvâbân-ı Dergâh-ı Âli, Baş Kapıcıbaşı, Kapıcılar Kethüdası and their related employees changed in every era. The left and right sides of the portico which is on the part of the door that faces second yard, is elevated with a backing. At the course of state council meetings, two powerful class of the Ottoman army used to set their own councils there. At the right hand side of the entrance, Chief of Janissary with the high ranked janissary, and at the left hand side Sipahi ağaları would dwell. Besides these, these porticos have been made use of as some open ranges for Anadolu ve Rumeli Kazaskerleri (Anatolian and Thracian soldiers ) who leave the meeting earlier, to solve some issues. Presently, at the left hand side of the “Kapı Aralığı”; Gate Management of the Museum and
Information Desk is serving and at the right Tourism Police Office is situated. And at the parts of the door facing the second yard, there are x-ray devices and tollgates.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder