
TAŞA DA TAPMIŞLAR
Tapınağın altını araştırmak ve dolgusunu tarihleyebilmek için sunağın hemen yanından sondaj çukuru açılmaya başlandı. Çok geçmeden büyük bir sürprizle karşılaşıldı.
Tapınağın zemininden yaklaşık 6,5 metre aşağıda ana kayaya oturtulmuş yaklaşık 3,5 metre yüksekliğinde bir monolit (Gökten geldiğine ve tanrıyı temsil ettiğine inanılan taş) ortaya çıktı. Çok az yontularak düzeltilmiş piramit şeklindeki taş ikiye ayrılmış olarak bulundu. Alt parça ana karaya oturduğu yerde duruyordu ama üst parça Güney yönüne doğru yatmıştı.
Kayanın tabanının çevresinde kül artıkları, hayvan kemikleri, çok sayıda seramik parçaları ve renkli çakıllar bulundu. Bunlar bu kayanın bir tanrının simgesi olduğunun kanıtlarıydı. Burada bulunan siyah seramiklerin İÖ 4 veya 5. Yüzyıla ait oldukları anlaşıldı.
Kayanın çevresinde yapılan incelemede, zaman içinde kayanın çevresinde girişi olmayan bir duvar örüldüğünü ortaya çıkarttı. Büyük bir ihtimalle bu duvar kutsal taşı Kuzey yönünden kayan topraktan korumak amacıyla yapılmıştı.
Zamanla bu duvarın çevresi de toprakla dolmuş, insanlar yine de kutsal taşı görebilmişlerdir. Son adak kalıntıları, taşın üst seviyesinin 40 santim kadar altında bulunmuştur. Kutsal taş tamamen toprakla kaplanınca üstüne yeni tapınaklar yapılmıştır. Ama her defasında sunak kutsal taşın tam üzerine gelmiştir.
Bu taşın hangi tanrının simgesi olduğu hala tam net değildir. Kimi temsil ediyor? Kentin kurucusu Kaunos'u mu? Kaunos'un baş tanrısı olduğu sanılan Basileus Kaunios'u mu? Zeus'u mu? Apollon'u mu? En kuvvetli ihtimal, Kaunios'u simgelemesidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder